Politika

DP’li Çevik “Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz!”

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Demokrat Parti Sözcüsü Dr. Neslihan Çevik, yaptığı haftalık basın açıklamasında gündemi değerlendirirken “Ekonomi iflas noktasında. Çözüm; üretim ve tasarruf. Birincil önceliğimiz tarım olacak. Çünkü biliyoruz ki üretemezsek tükeniriz! Sayın Nebati’nin açıklamalarınızın neresinden tutsak elimizde kalıyor. Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz”dedi.
Demokrat Parti Sözcüsü Dr. Neslihan Çevik,yaptığı haftalık basın açıklamasında gündemi değerlendirdi.
Çevik’in yaptığı haftalık basın açıklaması şöyle:
“Tarım ürünlerine olan talep daha da artacak”
OECD tarafından yayınlanan “Tarımsal Görünüm Raporu”na göre; önümüzdeki 5 sene, nüfus baskısı sebebiyle dünyada tarım ürünlerine olan talebin yüzde 15 artacağı öngörülüyor.
Küresel olarak; ekilen arazilerin artmadığı, Türkiye de dahil olmak üzere azaldığı bir dünyada, öngörülen o “yüzde 15’lik talep artışı” ancak “verim artışı” ile sağlanabilir.
“Tarım sektöründe AR-GE payı çok düşük”
Verim artışı için en önemli enstrüman kuşkusuz ki AR-GE’dir. Peki, Türkiye AR-GE’dene durumda?
Üzülerek söylüyoruz ki, Türkiye OECD ülkeleri arasında AR-GE’nin, GSYH’ya
oranında en düşük değere sahip ülkeler içinde; bu oran yüzde 1’in bile altında, yüzde 0,96! Sektörel olarak ise tarım sektöründe AR-GE payı çok daha düşüktür.
Bu veriler ve çok daha fazlası muhakkak ki iktidarın elinde de var. O zaman soralım:
Neden? Neden tek derdiniz daha fazla inşaat ve beton?

Avrupa bize kıskanıyor diye seçmeni manipüle ediyorlar ama bir zahmet Konya kadar yüzölçümüne sahip Hollanda’nın tarım alanlarında yaptıklarını bir incelesinler lütfen.
Öylesine bir sistem neden ülkemize de uyarlanmasın?
“Üretemezsek tükeniriz!”
Tabii, mevcut iktidarın tarım alanında katma değerli adımlar atmasını beklemiyoruz.
Bu görevi biz üstleneceğiz. Demokrat Parti olarak geçmişte tarım alanında
yaptıklarımız bizim referansımızdır, iktidara geldiğimizde de birincil önceliğimiz tarım olacak. Çünkü biliyoruz ki üretemezsek tükeniriz!
“Ekonomi iflas noktasında; çözüm üretim ve tasarruf”
Ülkemizin ilk dört ayda verdiği açık 30 milyar doları geçmiş durumda. Bir taraftan Amerikan Merkez Bankası faizleri arttırıyor ve salgında bastığı parayı geri çekecek adımları atıyor. Sadece Amerika değil dünyada birçok ülke, faiz artırımı yoluyla ülkelerine para çekme gayretinde.
Ülkemizde ise ekonomi alanında derin bilgiye sahip AKP iktidarı tam tersini yapıyor.
FAİZ SEBEP, ENFLASYON SONUÇ mantığı ile atılan her adım ülkeye büyük
zararlar veriyor.
60 milyar dolar rezerv, yüklü kısa vadeli borçlarla ve artan cari açıkla ülkemizin bu batıl ekonomiyi sürdürebilmesi mümkün değil. Nitekim iktidarın çare diye ortaya attığı kur korumalı mevduat sistemi ile ekonomik enkaz artıyor da artıyor.
Sayın Bakan Nebati “Enflasyonla birlikte büyümeyi tercih ettik. Bu sistemden dar
gelirliler hariç üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyor, çarklar dönüyor. Yoksa enflasyonu düşürmek için çok sert tedbirler alabilirdik.
Bundan sonraki süreçte de yatırım, üretim, ihracat ve istihdam odaklı Sürdürülebilir büyümeye bakacağız!” diyor.
“Vatandaş nezdinde bütün krediniz tükenmiştir”
Sayın Bakan; Bu açıklamalarınızın neresinden tutsak elimizde kalıyor. Gözümüzün içine baka baka enflasyonla mücadele etmemeyi tercih ettiğinizi ve bunu da 84 milyon vatandaşımızı
hiçe sayarak, sadece belli bir zümreyi zengin etmek için tercih ettiğinizi söylüyorsunuz. Bunu da bir ekonomi stratejisi olarak pazarlıyorsunuz.
Sözlerinizde şu ana kadar üretim ve istihdama hiç önem vermediğinizi itiraf
ediyorsunuz.
Bu saatten sonra her cümlenizde üretim veya istidam olsa ne yazar? İstediğiniz sözü verin; vatandaş nezdinde hiçbir krediniz, hiçbir ciddiyetiniz kalmamıştır.
Demokrat Parti olarak ivedilikle üretim ekonomisine geçilmesini ve tasarrufa dayalı adımların atılmasının zaruri olduğuna inanıyoruz.

“Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz!”
Askeri darbe zihniyetinin anne ve babalarımıza yaptıklarını, Y ve Z kuşağı olarak sivil darbe zihniyetinin bize yapmasına izin vermeyeceğiz! Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz!
Sevgili gençler;
AKP iktidarı yarattığı ekonomik enkazın altından kalkmadıkça kin ve nefret diline
sarılıyor. Üstelik bunun için her fırsatta geçmişi sömürüyor. Bizlerin kolektif hafızasını kirletiyor.
Bir gün bakıyoruz “kimin yazdığı belli olmayan anlamsız zülüm 1453’te başladı” yazısının arkasına sığınıyorlar; bir bakıyoruz Abdülhamit Han’a gidiyor; bir bakıyoruzyıllar öncesinde doları birkaç kuruş artıran geziye gidip, gezi olaylarının arkasına sığınıyorlar.
Halbuki geçmişe, ders çıkarmak için bakılmalıdır. Uzun seneler bu ülkede nefret siyasetinin suni olarak yarattığı “bizim mahalle” ve “öteki mahalle” üzerinden siyaset yapıldı. 70’lerde ideolojik siyaset anne ve babalarımızı kavgadan kavgaya itmiş, otobüsler ve sokaklar çatışma alanı olmuştu.
“Ülkeye bağlılık ve aidiyet duygumuzu yok etmelerine müsaade etmeyeceğiz”
“Bugün bir kez daha, yeniden aynı hatalarla, mahalle siyasetinin tonunu
koyulaştırmaya çalıştıklarına şahit oluyoruz.
Bu bir siyasi hamledir. Bu hamlenin ülkeye bağlılık ve aidiyet duygumuzu yok etmesine asla izin vermemeliyiz. Çünkü seçimin ikinci günü bu ülke düşünen, kafası çalışan, sorumluk sahibi gençlere ihtiyaç duyacak, unutmayınız.
“Hep beraber yaşanabilir Türkiye inşa edelim”
Bir önceki nesilden farklı olarak bizler, tek bir mahallenin değil, Türkiye’nin peşinde olmalıyız. Enerji ve kaynaklarımızı kin ve nefreti büyüterek, kerli ferli beylerin rantlarına yağ sümek için değil, “hayat kalitemizi nasıl artıracağız, demokrasimizi nasıl
iyileştireceğiz, ülke olarak yaralarımızı nasıl saracağız?” sorularını cevaplamak için kullanmalıyız. Hep beraber yaşanabilir bir Türkiye inşa etmek için kullanmalıyız.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

DP’li Çevik “Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz!”

DP’li  Çevik “Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz!”

Demokrat Parti Sözcüsü Dr. Neslihan Çevik, yaptığı haftalık basın açıklamasında gündemi değerlendirirken “Ekonomi iflas noktasında. Çözüm; üretim ve tasarruf. Birincil önceliğimiz tarım olacak. Çünkü biliyoruz ki üretemezsek tükeniriz! Sayın Nebati’nin açıklamalarınızın neresinden tutsak elimizde kalıyor. Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz”dedi.
Demokrat Parti Sözcüsü Dr. Neslihan Çevik,yaptığı haftalık basın açıklamasında gündemi değerlendirdi.
Çevik’in yaptığı haftalık basın açıklaması şöyle:
“Tarım ürünlerine olan talep daha da artacak”
OECD tarafından yayınlanan “Tarımsal Görünüm Raporu”na göre; önümüzdeki 5 sene, nüfus baskısı sebebiyle dünyada tarım ürünlerine olan talebin yüzde 15 artacağı öngörülüyor.
Küresel olarak; ekilen arazilerin artmadığı, Türkiye de dahil olmak üzere azaldığı bir dünyada, öngörülen o “yüzde 15’lik talep artışı” ancak “verim artışı” ile sağlanabilir.
“Tarım sektöründe AR-GE payı çok düşük”
Verim artışı için en önemli enstrüman kuşkusuz ki AR-GE’dir. Peki, Türkiye AR-GE’dene durumda?
Üzülerek söylüyoruz ki, Türkiye OECD ülkeleri arasında AR-GE’nin, GSYH’ya
oranında en düşük değere sahip ülkeler içinde; bu oran yüzde 1’in bile altında, yüzde 0,96! Sektörel olarak ise tarım sektöründe AR-GE payı çok daha düşüktür.
Bu veriler ve çok daha fazlası muhakkak ki iktidarın elinde de var. O zaman soralım:
Neden? Neden tek derdiniz daha fazla inşaat ve beton?

Avrupa bize kıskanıyor diye seçmeni manipüle ediyorlar ama bir zahmet Konya kadar yüzölçümüne sahip Hollanda’nın tarım alanlarında yaptıklarını bir incelesinler lütfen.
Öylesine bir sistem neden ülkemize de uyarlanmasın?
“Üretemezsek tükeniriz!”
Tabii, mevcut iktidarın tarım alanında katma değerli adımlar atmasını beklemiyoruz.
Bu görevi biz üstleneceğiz. Demokrat Parti olarak geçmişte tarım alanında
yaptıklarımız bizim referansımızdır, iktidara geldiğimizde de birincil önceliğimiz tarım olacak. Çünkü biliyoruz ki üretemezsek tükeniriz!
“Ekonomi iflas noktasında; çözüm üretim ve tasarruf”
Ülkemizin ilk dört ayda verdiği açık 30 milyar doları geçmiş durumda. Bir taraftan Amerikan Merkez Bankası faizleri arttırıyor ve salgında bastığı parayı geri çekecek adımları atıyor. Sadece Amerika değil dünyada birçok ülke, faiz artırımı yoluyla ülkelerine para çekme gayretinde.
Ülkemizde ise ekonomi alanında derin bilgiye sahip AKP iktidarı tam tersini yapıyor.
FAİZ SEBEP, ENFLASYON SONUÇ mantığı ile atılan her adım ülkeye büyük
zararlar veriyor.
60 milyar dolar rezerv, yüklü kısa vadeli borçlarla ve artan cari açıkla ülkemizin bu batıl ekonomiyi sürdürebilmesi mümkün değil. Nitekim iktidarın çare diye ortaya attığı kur korumalı mevduat sistemi ile ekonomik enkaz artıyor da artıyor.
Sayın Bakan Nebati “Enflasyonla birlikte büyümeyi tercih ettik. Bu sistemden dar
gelirliler hariç üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyor, çarklar dönüyor. Yoksa enflasyonu düşürmek için çok sert tedbirler alabilirdik.
Bundan sonraki süreçte de yatırım, üretim, ihracat ve istihdam odaklı Sürdürülebilir büyümeye bakacağız!” diyor.
“Vatandaş nezdinde bütün krediniz tükenmiştir”
Sayın Bakan; Bu açıklamalarınızın neresinden tutsak elimizde kalıyor. Gözümüzün içine baka baka enflasyonla mücadele etmemeyi tercih ettiğinizi ve bunu da 84 milyon vatandaşımızı
hiçe sayarak, sadece belli bir zümreyi zengin etmek için tercih ettiğinizi söylüyorsunuz. Bunu da bir ekonomi stratejisi olarak pazarlıyorsunuz.
Sözlerinizde şu ana kadar üretim ve istihdama hiç önem vermediğinizi itiraf
ediyorsunuz.
Bu saatten sonra her cümlenizde üretim veya istidam olsa ne yazar? İstediğiniz sözü verin; vatandaş nezdinde hiçbir krediniz, hiçbir ciddiyetiniz kalmamıştır.
Demokrat Parti olarak ivedilikle üretim ekonomisine geçilmesini ve tasarrufa dayalı adımların atılmasının zaruri olduğuna inanıyoruz.

“Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz!”
Askeri darbe zihniyetinin anne ve babalarımıza yaptıklarını, Y ve Z kuşağı olarak sivil darbe zihniyetinin bize yapmasına izin vermeyeceğiz! Kin ve nefret siyaseti mirasını reddediyoruz!
Sevgili gençler;
AKP iktidarı yarattığı ekonomik enkazın altından kalkmadıkça kin ve nefret diline
sarılıyor. Üstelik bunun için her fırsatta geçmişi sömürüyor. Bizlerin kolektif hafızasını kirletiyor.
Bir gün bakıyoruz “kimin yazdığı belli olmayan anlamsız zülüm 1453’te başladı” yazısının arkasına sığınıyorlar; bir bakıyoruz Abdülhamit Han’a gidiyor; bir bakıyoruzyıllar öncesinde doları birkaç kuruş artıran geziye gidip, gezi olaylarının arkasına sığınıyorlar.
Halbuki geçmişe, ders çıkarmak için bakılmalıdır. Uzun seneler bu ülkede nefret siyasetinin suni olarak yarattığı “bizim mahalle” ve “öteki mahalle” üzerinden siyaset yapıldı. 70’lerde ideolojik siyaset anne ve babalarımızı kavgadan kavgaya itmiş, otobüsler ve sokaklar çatışma alanı olmuştu.
“Ülkeye bağlılık ve aidiyet duygumuzu yok etmelerine müsaade etmeyeceğiz”
“Bugün bir kez daha, yeniden aynı hatalarla, mahalle siyasetinin tonunu
koyulaştırmaya çalıştıklarına şahit oluyoruz.
Bu bir siyasi hamledir. Bu hamlenin ülkeye bağlılık ve aidiyet duygumuzu yok etmesine asla izin vermemeliyiz. Çünkü seçimin ikinci günü bu ülke düşünen, kafası çalışan, sorumluk sahibi gençlere ihtiyaç duyacak, unutmayınız.
“Hep beraber yaşanabilir Türkiye inşa edelim”
Bir önceki nesilden farklı olarak bizler, tek bir mahallenin değil, Türkiye’nin peşinde olmalıyız. Enerji ve kaynaklarımızı kin ve nefreti büyüterek, kerli ferli beylerin rantlarına yağ sümek için değil, “hayat kalitemizi nasıl artıracağız, demokrasimizi nasıl
iyileştireceğiz, ülke olarak yaralarımızı nasıl saracağız?” sorularını cevaplamak için kullanmalıyız. Hep beraber yaşanabilir bir Türkiye inşa etmek için kullanmalıyız.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…